Archive for the 'Şiirsel' Category

Bu bayram gününe binaen bir şiir

Yorum yap

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
bir adam döndü evine
oturdu sessizce yer minderine
kızı bayram dedi yalın ayaklı
adam bayram dedi tam ağlamaklı

el öpüldükçe içi burkuldu
konuşmak istedi dili tutuldu
güç bela ağzından bir “offf” kurtuldu
oğlu bayram dedi sırtı yamalı
adam “hee yaa” dedi gözü kapalı

düşündü kış yakın, evde odun yok
tenekede yağ yok, çuvalda odun yok
yok yoka karışmış, tuz yok, sabun yok
avrat bayram dedi, eğdi başını
adam evet dedi sıktı dişini

çalışsan ne iş var, ne cepte para
dağ oldu içinde büyüyen yara
dikti gözlerini karşı duvara
takvim bayram dedi, silindi yazı
adam “öyle” dedi, bağrında sızı

dönderse yüzünü her hangi dosta
yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
günler, aylar, yıllar erirken yasta
yer gük bayram dedi ağzını açtı
adam bayram dedi evinden kaçtı.

Bir müzik, bir şiir ve ATLAR

Yorum yap

POLYUSHKA POLYE - Original Version | POLYUSHKA POLYE - Turkish Whistle Version

Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!

Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!

Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat…
Atları rüzgâr…
Atları…
At…

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!

Ağlama salkımsöğüt
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!

NAZIM HİKMET